Bilgi Çağı Radyo programı

Ar-Ge yapmak isteyen tekstilciler için doğru adres: İTA

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) ve Marmara Üniversitesi, İstanbul Tekstil ve Hazırgiyim Ar-Ge Merkezi’ni (İTA)önümüzdeki aylarda açmaya hazırlanıyor. Moda ve Tekstil İş Kümesi projesi kapsamında kurulan merkez Ar-Ge yapmak isteyip de kaynak sıkıntısı olan firmalara ekipman, danışmanlık gibi her türlü desteği verecek. Merkezle, Türkiye tekstil sektörünün rekabet gücünün arttırılması amaçlanıyor.
Ar-Ge yapmak isteyen tekstilciler için doğru adres: İTA

Tekstilde ucuz üretimin artması, tekstildeki firmaların ayakta kalmasını zorlaştırıyor ve kaliteyi bir kural haline getiriyor. Bu nedenle tekstilde Ar-Ge çalışmaları hiç olmadığı kadar önem kazanıyor. Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) Türkiye’de tekstilin gelişmesi ve rekabetçiliğinin arttırılması için 2003 yılında bir proje fikri geliştirmişti. Moda ve Tekstil İş Kümesi (MTK) isimli bu proje daha sonra İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) tarafından üstlenildi. Avrupa Birliği’ne sunulan proje, 2005’de AB ve Türkiye arasında yürütülen Katılım Öncesi Mali İşbirliği Programı kapsamında finanse edilerek hayata geçirildi. 20 milyon Euro’dan fazla bütçeye sahip Moda ve Tekstil İş Kümesi projesi kapsamında yılda 500 tasarımcı yetiştirilerek, Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor. Özellikle KOBİ’lere verilecek destekle, KOBİ’lerin kendi aralarındaki etkileşim ve işbirliği düzeyi arttırılacak. Ayrıca yerel, ulusal ve Avrupa ölçeğindeki iş destekleme kurumlarının ve benzer yapılarla olan bağlantılarının geliştirilmesini hedefleniyor. Bu proje ile tekstil ve hazırgiyim sektöründeki KOBİ’lerin yararlanacağı kamusal ve özel destek yapıları güçlendirilecek. Küme Koordinasyon Merkezi’nin ve sektörü destekleyecek diğer birimlerin kurulmasıyla, Türk tekstil ve hazırgiyim sektörünün kapasitesi geliştirilecek.

Tasarım Tektilpark’ına 150 dönümlük arazi

MTK, aynı zamanda, Türkiye’nin 2010 yılına kadar başarmayı planladığı büyük sektörel hedeflere ulaşılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Uzun vadede, proje kapsamında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Marmara Üniversitesi arasında imzalanan bir protokol ile Marmara Üniversitesi’nin Halkalı’da bulunan 150 dönümlük arazisi bir Tasarım Tektilpark’ına dönüştürülecek. Bu parkın içinde de MTK kapsamında yapılan Moda ve Tekstil İş Kümesi yer alacak. Bu kümelenmenin içinde de üç önemli merkez var. Bu merkezlerden ikisi olan İstanbul Moda Akademisi (İMA) ve İstanbul Tekstil ve Hazırgiyim Danışmanlık Merkezi (İDA) şu anda hizmet veriyor. Son ve en önemli merkez ise İstanbul Tekstil ve Hazırgiyim Ar-Ge Merkezi (İTA) olacak.

Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Dekanı Dr. Mehmet Akalın proje kapsamında çalışan akademisyenlerden biri ve İTA’nın direktörü. Akalın, projenin çok geniş kapsamlı bir çalışma olduğunu ve Türkiye’deki tekstil Ar-Ge’sinde önemli gelişmelerin önünü açacağını ifade ediyor. İstanbul TekstilPark yerleşkesi tam faaliyete geçtiği zaman Türkiye’de tekstil ve hazırgiyim sektörünün Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon merkez üssü olacak. Akalın, bu merkezlerin faaliyete geçmesinin Türkiye'de üniversite ve sanayi işbirliği doğrultusunda atılan somut ve önemli adımlardan biri olduğunu ifade ediyor.

Akalın, İTA’nın Ar-Ge yapmayı isteyen ama bu güce sahip olmayan KOBİ’ler için son derece çekici bir merkez olacağını söylüyor. Bir fikri olan KOBİ bu merkeze gelecek, hem ekipmanı kullanacak hem de üniversitenin bilgi birikiminden faydalanacak. Ayrıca merkezin danışmanları KOBİ’ye her konuda yol gösterecekler. İTA, MTK projesi ile satın alınan ve sektörün hizmetine sunulan ortak kullanım ekipmanı ile KOBİ’lere tıpkı bir teknopark gibi üretim ve laboratuvar hizmeti verecek. Böylece, teknoloji ve inovasyon konularında öncü bir kurum olarak.

Tekstilde Ar-Ge karı ikiye katlar 

Akalın, Türkiye için tekstilin ihracat ve istihdam getiri olarak önemli bir yer tuttuğundan söz ederken, “Türkiye tekstilden çıksın” diyenlere karşı da tepkisini ifade ediyor. Bunu söyleyenlerin Türkiye’yi tanımadığını ifade eden Akalın, tekstilin ihracat getirisinin yanında büyük bir istihdam kapısı olduğunun da altını çiziyor. “Türkiye tekstilden çıksın” diyenlerin dayanak olarak “Gelişmiş ülkeler de tekstilden çıktı” şeklindeki argümanlarının da doğru olmadığını, aksine Avrupa ülkelerinin tekstil gelirlerini geçmiş yıllara göre ikiye katladıklarını söylüyor: “ İtalya tekstilde moda ve markaya ağırlık verdi, böylece karını geçmiş yıllara oranla kat kat artırdı, artık marka ihraç ediyor. Diğer ülkeler ise bazen dokumaya, bazen kumaş kalitesine yatırım yaparak daha iyi ürünler ürettiler ve karlarını ikiye katladılar.” Akalın’ın anlattıklarına göre Türkiye, Çin ve Hindistan gibi ucuz ve kalitesiz üretim yapan ülkelere karşı rekabet gücünü kaybediyor. Onlara karşı dayanması için ise elindeki tek koz Ar-Ge. Bu nedenle Türkiye’nin, tekstil sektöründe gerek tasarım gerek dokuma gerekse kumaş konusunda Ar-Ge ve inovasyona ağırlık vermesi gerektiğine dikkat çekiyor. İTA’nın bunun için büyük bir avantaj olduğu ifade eden Akalın “İTA, tasarım, yüksek kalite, nitelikli işgücü, inovasyon yoluyla katma değer yaratma, uluslararası bilgi ağları ile birlikte çalışma, teknolojiyi doğru kullanma, doğru ve etkin iletişim kurma, bilgi toplumunda var olma gibi rekabet avantajları sağlayacak bir platform yaratıyor” diyor. İTA, sektörün teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki açıklarını kapatacak, bu alandaki politika yaratma sürecini besleyecek bir katalizör görevi görecek. İTA kapsamında İDM ve İMA’nın derslikleri yanında tasarımcı ve sektör arasında köprü görevi görecek inkübasyon merkezi, ayrıca çok amaçlı fuar, sergi ve gösteri merkezi yer alacak.
 
Geçtiğimiz mart ayında açılması planlanan ancak mayıs veya haziran ayında çalışmaları sona erecek olan İTA, 7 bin metrekare bir kapalı alan üzerine kurulu. İTA içinde şu anda çok gelişmiş tekstil cihazları bulunuyor ve bunlar kullanıma hazır. Akalın, şu anda tekstil sektöründe Ar-Ge’nin ancak birkaç büyük firma tarafından yapıldığını, KOBİ’lerin ise hayatta kalma savaşı verdiğini ifade ediyor. “İTA, KOBİ’lere Ar-GE konusunda tam destek verecek, KOBİ’ler düşündükleri fikirleri üniversitenin de desteği ile İTA’da hayata geçirme şansı bulacaklar” diyen Akalın’a göre yapılacak güç birliği ile önemli Ar-Ge çalışmalarının üstesinden kolaylıkla gelinecek.

İTA’da şu anda sekiz kişi görev yapıyor. Merkez açıldıktan sonra 30 kişiye çıkacak olan bu kadro tekstil firmalarına her konuda yardımcı olacak ve bilgi birikimlerini bu firmalara aktaracaklar. İTA tam açılmasa da çalışmalarına başlamış bile. Akalın “Şu anda birkaç örnek çalışma var. Mesela atılan suyun geri kazanımı ile ilgili bir proje ile kumaş geliştirme konusunda İTA’nın işbirlikleri bulunuyor” diyor. Ayrıca yurtdışında enstitülerle yapılan işbirliği kapsamında meme kanserini önceden tespit eden sutyenle ilgili bir çalışma da İTA tarafından yürütülüyor. Henüz tam sayı belli olmasa da İTA tamamlandığı zaman

İlgili Haberler