Bilgi Çağı Radyo programı

Medya Japonya'daki nükleer reaktör kazasını abartıyor

Japonya’da, varlığı bilinen en büyük 7. deprem ve ona bağlı olarak ortaya çıkan tsunami dalgalarının sebep olduğu nükleer reaktör kazası, medyanın abartılı yayınlarıyla neredeyse bir kıyamet gibi takdim ediliyor.
Medya Japonya'daki nükleer reaktör kazasını abartıyor

İnsanlarda, sanki bir atom bombası patlamasına benzer bir patlamanın yaşanacağı inancı yaratılıyor.  Gerçekte böyle bir durum söz konusu değildir.

Atom bombasıyla nükleer enerji üreten reaktör arasındaki tek ortak nokta, her ikisinin de fizyon olayına dayanmasıdır. Ancak, bir atom bombasında kontrolsüz bir şekilde ve çok kısa zamanda (mikrosaniye düzeylerinde) gelişen fisyon süreci, reaktörlerde tümüyle kontrol altında tutulur.

Atom bombasında saniyenin milyonda biri gibi çok kısa bir sürede açığa çıkan güçle birlikte, çok yüksek düzeylerde radyasyon açığa çıkar. Bombanın gücü, nükleer reaktörün gücünden milyarlarca defa büyüktür. Oysa, maksimum gücünde çalışan bir reaktörde meydana gelen zincirleme reaksiyonlar yıllarca kontrollü bir biçimde istenen güç düzeylerinde sürdürülür. Batı Standartlarında Nükleer Güvenlik Normları’na göre tasarlamış olan koruyucu zırhlama sistemleri dolayısıyla, reaktörün kalbinden ve içinde bulunduğu, uçak çarpmalarına bile dayanıklı olarak inşa edilmiş olan reaktör binasından dışarıya radyasyon sızmaz.

Nükleer santral kazaları

Nükleer kazalar UluslarArası Atom Enerji Ajansı’nın 1996 yılında ortaya koyduğu Uluslararası Nükleer ve Radyolojik Kazalar Ölçütü’ne (INES) göre, en büyüğü 7 olmak üzere azalan bir skalaya göre değerlendirilir. Bu skalaya göre değerlendirilen, “Büyük”, “Ciddi” ve “Yerel” nükleer kazalara üç örnek verilebilir:

Three Miles Island Nükleer Santral Kazası: 1979 yılında ABD’de, Pensilvanya Eyaleti’ndeki Three Miles Island nükleer santrali insan hatası, soğutma sistemindeki bazı vanaların kapalı unutulması yüzünden, kazaya uğrayınca koruyucu dış güvenlik kabuğunun sızdırmaz kapısı kapatılarak ergiyen reaktör kalbinden sızan çok yüksek radyasyon bu kabuk içine hapsedilmiştir. Bu kazanın sonucunda Çernobil’de olduğu gibi bir çevre felaketi yaşanmamış, kimse radyasyon hastalığına uğramamıştır. Bu kaza  “Ciddi” kaza sınıfında olup, INES’de 6 derecesindedir.

Çernobil Nükleer Santral Kazası: Rusya’da 1986 yılında olan nükleer kazada, Batı Standartlarında Nükleer Güvenlik Normları’na göre inşa edilmemiş olan, dış güvenlik kabuğundan yoksun Çernobil reaktöründe, yine insan hatasından dolayı oluşan kaza sonucu açığa çıkan radyasyon yerel ve Dünya ölçeğinde çevre problemlerine yol açmıştır.

Günümüzde elektrik üretiminde kullanılan, Çernobil tipinde hiçbir reaktör bulunmamak ve yapılması da düşünülemez. Bu kaza, “Büyük” kaza olup, INES’de 7 derecesindir.

Fukushima Santrali Kazası: Japonya’nın kuzeydoğu kıyısında yer alan Fukushima Daiichi nükleer santrali, deprem ve sonucunda oluşan tsunamiden olumsuz etkilenmiştir. Olay günü, kaynamalı su reaktörü (BWR) tipinde 6 üniteye sahip olan bu santralde, 1., 2. ve 3. üniteler işletmede, 4., 5. ve 6. üniteler ise periyodik bakımda olmalarından ötürü kapalı durumda (sıfır güçte) bulunuyordu.

Deprem ve tsunamiden dolayı santralde, dışarıdan alınan elektrik gücü kaybı yaşandığından ve acil durum dizel jeneratörlerinin su baskını nedeniyle çalıştırılamaması sonucu, özellikle 1 numaralı reaktör ünitesinde yakıtların etkin soğutulmasında problemler ortaya çıkmıştır. . En olumsuz durum bu 1 numaralı reaktör için söz konusudur. Bu ünitede yetersiz soğutma sonucu sıcaklık yükselmiş dolayısıyla buhar basıncı artmış ve kızgın (~1000 derece) metalle temas eden su ve su buharının oksijen ve hidrojene ayrışması sonucu,12 Mart günü bir “Hidrojen Patlaması” meydana gelmiştir. Bu patlamanın bir atomik patlama yol açmayacağını söyleyebiliriz.

Santraldeki 1. ünite, Fukushima Daiichi santralinin 6 reaktörünün en eskisidir (4o yaşındadır) ve en düşük güçlü (460 Mwe, 1300 MWtermik) olanıdır. Bu santralin güneyinde yakın mesafede, her biri 1000 Mwe gücünde olan 4 üniteli Fukushima Daiini santrali de yer almaktadır. Bu reaktörlerle ilgili herhangi bir olumsuz durum rapor edilmemiştir. 15 Mart günü, 2. ünitede de, büyük bir olasıllıkla, hidrojen patlaması olmuş ve ayrıca 4. ünitenin kullanılmış yakıt havuzu bölümünde yangın çıkmış, bunun sonucunda, santral alanında düzeyinde oldukça yüksek lokal bir radyoaktivite gözlenmiştir. Yangının iki saat içinde söndürüldüğü Japon ilgililer tarafından UAEA’ya aynı gün rapor edilmiştir.

Fukushima’daki tüm reaktörler BWR tipinde olup, güvenlik ve güvenilirlilik açısından Three Miles Island Nükleer Santrali ile karşılaştırılabilir. Three Miles Island Nükleer Santrali kazasının 6 derece olarak “Ciddi” kaza olarak sınıflandırılmasına karşın, bu kaza  “Yerel” kaza sınıfında olup, INES’de 4 derecesindedir.

Depremlerin, özellikle Japonya’daki nükleer santraller üzerinde etkisi ile ilgili olarak şu hususlara da işaret etmek isterim: 1995’deki büyük Kobe-Osaka depreminde, Kobe’nin 110 km kuzeyindeki 6 nükleer santralde kayda değer nükleer bir olay yaşanmamıştı. 2004, 2005, 2007 ve 2009 da meydana gelen depremlerde etki alanlarındaki reaktörler, otomatik olarak kapanmışlar ve hiç bir sorun yaşanmamıştır. Yine, 1999’da Tayvan’da olan çok yıkıcı depremde de reaktörler yine otomatik olarak kapanmış ve 2 gün sonra güç üretimine yeniden başlamışlardı.

Olayın ilk günden itibaren santral bölgesindeki halka sodyum iyodür hapları dağıtılmış olmasına rağmen henüz içmeleri için bir tebliğ çıkarılmamış olması ve INES değerinde bir değişikliğin yapılmamış olması durumun yavaş yavaş normalleşmeye gittiğine işarettir. Uzman gözüyle bakıldığında, beklenen ‘nükleer kıyamet’ kopmayacaktır.

Kıssadan hisse: Doğal afetler veya insan hataları sonucu meydana gelen kazaların etkileri mümkün olan en düşük düzeylere indirmek için gerekli şart, bilimin ve teknolojinin gereklerini yerine getirecek, yeterli sayıda, bilgi ve beceri düzeyinde uzmanların yetiştirilmiş olması ve daima hazır bulundurulmasıdır

Yazar: Dr. Necmi Dayday - UAEA Nükleer Müfettişi (E.), TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) Yönetim Kurulu Üyesi 

Kaynak: www.bilimania.com