Bilgi Çağı Radyo programı

Türk Silikon Vadisi için risk sermayesi ve girişimcilik destekleri artmalı

Airities, ülkemizde, alanında bir dünya markası yaratma hedefiyle yola çıkan bir teknoloji şirketi olarak dikkati çekiyor. Şirketin kurucusu ve CEO'su Bülent Çelebi, kuruluşundan itibaren 7 yıl içerisinde çok önemli adımlar attıklarını düşünüyor.
Türk Silikon Vadisi için risk sermayesi ve girişimcilik destekleri artmalı

Yunan pazarında ilk 6 ayda en çok satan kablosuz modem markası haline geldiklerini ifade eden Çelebi, kısa bir süre önce açtıklarını belirttiği Rusya ofisiyle bu ülkede de varlık gösterdiklerini kaydediyor.2008 yılından bu yana Yunanistan, Rusya, Ukrayna, Danimarka, Hindistan, Yunanistan, Hollanda, Dubai ve İngiltere başta olmak üzere bölgedeki birçok ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Çelebi, Yunanistan’da ülkenin en büyük teknoloji marketi zinciri konumunda bulunan Multimara’da ürünlerinin satıldığını, özellikle bu ülkedeki turizm sektörü temsilcileri tarafından tercih edildiklerini ifade ediliyor. Çelebi, bir diğer diğer önemli pazar olan Rusya'da da modem ve erişim noktalarıyla büyümeye devam ettiklerini vurguluyor.

IPTV'nin, yurtdışında en iddialı oldukları alanlardan biri olduğunu ifade eden Çelebi, bu çerçevede Hindistan’da en büyük IPTV operatörlerinden biri olan Smart Digivision ile çalıştıklarını, Hollanda’da Caiway, Danimarka’da Nordija ve WAOO, Dubai’de Etisalat gibi operatörlerle işbirliği içerisinde bulunduklarını belirtiyor.

Uzun zamandan bu yana IPTV teknolojisi odaklı çalışmalar yaptıklarını söyleyen Çelebi, şirketinin, 2008'de ilk set-top box üretimini gerçekleştirdiğini ve akabinde ihracata başladığını ifade ediyor. Bugün itibariyle hem ADSL modem hem de IPTV set top-box’ı birlikte verebilen, her iki alanda da çözüm üretebilen dünyadaki sayılı şirketten biri olduklarını önemle vurgulayan Çelebi, bu sayede IPTV alanında yurtdışında tercih edilen marka konumuna geldiklerini anlatıyor: "Çok hızlı büyüyen bir pazardan bahsediyoruz.  2015’te büyüklüğünün 6-7 milyar dolar seviyelerine ulaşmasını bekliyoruz ve bu pazardan 400-500 milyon dolar pay almayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda etkinliğimizi arttırarak ve yeni pazarlara giriş yaparak büyümemizi sürdüreceğiz. Diğer taraftan ev içi eğlencenin giderek TV’ye taşındığını görüyoruz. İnternet destekli (DLNA) TV’ler pazarda her geçen gün daha çok boy gösteriyor.  Buna bağlı olarak internet üzerinden yapılan her şeyi TV kumandasından yapmayı sağlayacak teknolojiler üzerine de çalışıyoruz."

şirketinin, odaklandığı bir diğer konunun kablosuz teknolojiler olduğunu belirten Çelebi, hali hazırda yurt dışında kullanılmakta olan kablosuz set top box’ları bir süre sonra Türkiye’de de pazara sunacaklarını ifade eden Çelebi, bu çerçevede girmek istedikleri konuk ağırlama sektörüne yönelik yeni bir set top-box serisini bir süre önce IPTV World Forum’da tanıttıklarını kaydediyor.  

Altyapısı TTNET tarafından sağlanan Tivibu Ev servisinin test aşamasından bu yana çalışmanın içinde bulunduklarını belirten Çelebi: "Daha önce modemlerimizle konuk olduğumuz evlere bu kez IPTV set top-box’larımızla (IPTV kutusu) giriyoruz" diyor. IPTV teknolojisini, "TV izleme alışkanlıklarında yeni bir dönem başlatan, TV’yi tek taraflı bir medya olmaktan çıkarıp interaktif bir hale getiren heyecan verici bir uygulama" olarak nitelendiren Çelebi, Avrupa’da çok yaygın bir kullanım olmasına karşın Türkiye’de yeni yeni adım atıldığını, ancak ilginin çok büyük olduğuna dikkat çekiyor. Şu an için, 30’u aşkın ilde Tivibu Ev hizmeti sunulabildiği bilgisini veren Çelebi, servisin kısa sürede tüm Türkiye’ye yayılacağını ve kullanıcı sayısının hızla artacağını düşündüğünü belirtiyor.

Airties'ın, başarısını ve gücünü tamamen Ar-Ge’den alan bir şirket olduğuna işaret eden Çelebi, bu nedenle şirketin her yıl cirosunun yüzde 6’sını Ar-Ge çalışmalarına yönlendirdiğini, bu payın, Türkiye’nin hatta, dünya ortalamalarının bile üzerinde olduğunu özellikle vurguluyor. Bülent Çelebi, Airties'ın, iş modelini Ar-Ge’ye odaklı yerelleşme üzerine kurduğunu ve bu nedenle faaliyet gösterdiği tüm pazarların ihtiyaçlarına özel ürünler ve çözümler geliştirdiklerini belirtiyor. Şirket çalışanlarının yaklaşık üçte birinin Ar-Ge departmanında görev yaptığını ifade eden Çelebi, bünyesinde 80’den fazla mühendisin çalıştığı şirketin, faaliyet gösterdiği diğer ülkeler için de teknoloji ürettiğini söylüyor.

Gelinen noktada Airties'ın kendi markasıyla teknoloji ihracatı yapan bir şirket haline geldiğini belirten Çelebi, Türkiye’nin “teknoloji alanında dünya markasını yaratma” hedefine talip olduklarını ancak, bu hedefe doğru koşarken, yaratılan katma değeri Türkiye sınırları içinde tutmayı temel ilkelerden biri kabul ettiklerini ifade ediyor. Şirketinin, operasyonlarını Türkiye’den yönetmeye devam edeceğini söyleyen Çelebi, Airties'ın sahibi olduğu ar-ge merkezinin Türkiye’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından tescil edilen ve Ar-Ge yapmaya yetkili 87 merkezden biri olduğunu, bu konudaki yetki belgesini geçtiğimiz günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldıklarını belirtiyor.

Londra yönetiminin, önümüzdeki yıl yapılacak olan Olimpiyat Oyunları için, şehrin her yerinden erişilebilir kablosuz erişim şebekesini devreye almak istediğini hatırlattığımız AirTies CEO Bülent Çelebi'ye, kendilerine benzer bir talebin ulaşıp ulaşmadığını soruyoruz. Böyle bir taleple henüz karşılaşmadıklarını ifade eden Çelebi, ancak şu an kullandıkları mevcut teknolojiyle bunu yapmanın mümkün olduğunu kaydediyor: "AirTies’ın, geliştirdiği ve erişim noktaları kullanarak kapsama alanını istenildiği ölçüde genişletilmesine imkan sağlayan Mesh teknolojisi ile İstanbul’un tamamı kablosuz internetin kapsama alanı içine alınabilir. Tabii kilit noktalarda internet bağlantısının da sağlanması gerekiyor. Mesh teknolojisinde, sinyaller, ara aktarma noktalan kullanılarak kayıpsız ve kesin¬tisiz olarak istenilen alana yayılabiliyor. Şu anda çok katlı yapılarda, otellerde vb geniş alanlarda birçok kullanıcı AirTies Mesh teknolojisini kullanarak sorunsuz bir şekilde internete girebiliyor."
 
Batı'daki teknoloji dünyasını yakından bilen bir sanayici olarak Bülent Çelebi'ye Silikon Vadisi'nin bir benzerinin Türkiye'de uygulanabilirliğini soruyoruz. Türkiye’de, bir teknoloji merkezi yaratmanın çok arzulanan ancak şu an ki şartlarla hayata geçirilmesi pek mümkün görünmeyen bir hayal olduğunu ifade eden Çelebi, bunun nedenini şu ifadelerle açıklıyor: "Çünkü Türkiye’nin altyapısı henüz bunun için hazır değil. Silikon Vadisi’nde dünyanın dört bir yanından gelen mühendisler, rahat bir girişimcilik ortamında, fikirlerini, projelerini hayata geçirebiliyorlar. Bunun yanında teknoloji alnında dünyanın en iyi eğitimini veren Barclay ve Stanford gibi üniversiteler bulunuyor. Oturmuş risk sermayesi yapısı sayesinde girişimci olmak çok daha kolay. Bu açıdan bakıldığında Silikon Vadisi’nin

İlgili Haberler