İnsan sermayesinin değeri giderek artıyor

2160
Being part of a white collar environment

Artan otomasyon ve robotların iş hayatındaki rolünün güçlenmesine paralel olarak insan-ların iş süreçlerinden dışlanacağı kaygıları da artıyor. Ancak insan kaynakları ve organi-zasyonel danışmanlıkta dünyanın önde gelen grubu olan Korn Ferry yaptığı bir araştırmay-la, teknolojiye göre çok daha ağır basacak olan insan sermayesinin 2030’da 1.2 katrilyon dolara çıkacağını ortaya koydu.

Gelecek 10 yılda endüstriyi silbaştan değiştireceği varsayılan dijital devrim, fırsatların yanında riskleriyle de kaygılara neden oluyor. Son dönemde ekonomi ve teknoloji çevrelerinde en çok tartışılan konu dijitalleşmenin güçlenmesi ve otomasyonun üretim alanlarında yaygınlaşması ile insanların bu süreçten dışlanması olasılığı. Nitekim dijitalleşme, otomasyonun artması ve robot-ların iş hayatında daha fazla kullanılması ile bazı mesleklerin tarih sahnesinden çekildiğine tanık oluyoruz. Gelecekte ise bugün var olan bazı mesleklerin tarihe karışacağı öngörüleri gündemde kendine sıkça yer buluyor. Ancak kaygıların aksine insan sermayesinin değeri artıyor.

Global insan kaynakları ve organizasyonel danışmanlık şirketi Korn Ferry, dijitalleşmeyle robot-ların üstleneceği rolün artmasıyla insan sermayesinin değerinin düşmeyeceği hatta bilinenin aksine artacağını ortaya koydu. Korn Ferry tarafından yapılan bir araştırma, insan sermayesi değerinin, teknolojiye göre çok daha ağır bastığı sonucuna vardı. Nedenlerden birincisi; insan-ların yetenekleri ve potansiyeli sürekli şekillendirilebilir, insanların değeri, daha fazla bilgi, deneyim, ve kıdem geliştirdikçe de artış gösterir. İkincisi ise, robotlar genellikle belirli bir amaca sahiptir ve zamanla amortismana neden olur.

İnsan yeteneği ne kadar önemli?

İnsanların üretim açısından değerini ortaya koymak ve gelecekte insanın rolüne dikkat çekmek anlamında önemli ipuçları veren Korn Ferry “Future of Work” araştırması, insan sermayesinin değerinin katlanarak artacağını gösteriyor. Buna göre küresel olarak insan sermayesi 2030’a kadar 1,2 katrilyon dolara çıkacak. Bunun karşısında stoklar, gayrimenkul ve teknolojinin içinde olduğu fiziki sermayenin ise aynı dönemde 521 trilyon dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Böylelikle önümüzdeki dönemde insan sermayesinin fiziki sermayeden 2,33 kat daha değerli olması bekleniyor. Bu durumun ülkeden ülkeye göre de farklılık gösterdiğini belirten Korn Ferry Türkiye Teknoloji Sektörü Kıdemli Direktörü Caner Çınar, ABD gibi teknolojik olarak gelişmiş bir ülkede bile insan sermayesinin fiziki sermayeye kıyasla 3,9 kat daha değerli olacağını bekledi-klerini belirtirken, Birleşik Krallık’ta bu rakamın 4,23’e kadar yükseldiğini söylüyor.

“Meraklı olanlar adapte olacak”

Çevikliği öğrenme, yeni beceriler geliştirme, değişim ve belirsizlik dönemlerinde harekete geçme kabiliyetinin, robotların yükselişinde kritik bir rol oynayacağına dikkat çeken Çınar, “Eğer meraklı kalırsanız muhtemelen adapte olabilirsiniz. Bilgisayarın arkasında oturuyorsanız, kendinizi geliştirmediyseniz, yarıştan çıkmanız büyük bir risk taşıyor” diyor.

“Çevik olmak, becerinizi genişletmek anlamına gelebilir, ancak mutlaka üst düzey bir kodlayıcı sihirbazı olmak zorunda değilsiniz” tespitini yapan Çınar, 2030’da da işyeri teknolojisinin daha az teknik olacağını ileri sürüyor. Çınar, “Çok yakında bir bilgisayara sesli komutlarla yazılımlar hazırlama talimatı verebilirsiniz. Bu yenilik, üst düzey bir kodlayıcı sihirbazı olmayan insanlar için kapıları açacaktır” diyor. Diğer yandan insanlar için estetik kriterler çok önemli. Bu nok-tada araştırmalar; robotların verileri daha iyi ve daha hızlı sıkıştırabildiğini, önemli eğilimleri yakaladığını ve algoritmalarını gördüklerini ancak günümüz dünyasında estetik ve kullanışlılığın daha önemli olduğunu, bunun da insana olan ihtiyacı artırdığını ortaya koyuyor.

“Firmaların teknolojiye uyumu çözümü kolaylaştıracak”

Firmalar, dijital dönüşüme uyum sağlamak için bir çaba göstermesi gerekiyor. Tabii iş gücünün de bu dönüşüme uygun olarak tasarlanması lazım. Korn Ferry’nin tarafından yapılan çalışmalar, değişimin hem iş gücü niteliği hem de yönetim anlamında gerekliliğini ortaya koyuyor. Dijital potansiyellerini gerçeğe dönüştürmek isteyen firmaların, farklı düşünen ve daha fazlasını yap-maya istekli bir iş gücüne sahip olmasının önemine dikkat çekiyor.