Mobile Monday’den mobil gündem, mobil trendler ve mobil teknoloji hakkında öngörüler

0
887

Mobile Monday nedir?

Mobile Monday, mobil ve internet dünyasına ilgi duyan yöneticileri buluşturan ve adından da anlaşılacağı gibi “pazartesi” günlerine değer katan bir etkinlik. Dünyada altmıştan fazla şehirde düzenlenen Mobile Monday, “bilgi paylaşımı” ve bu bilgiyle paraya dönüşebilecek yeni projeler ortaya çıkması” açısından sektördeki profesyonellere ilham verebilecek, oldukça etkili bir buluşma olarak nitelendiriliyor.

Türkiye’deki Mobile Monday buluşmaları, Natali Yeşilbahar tarafından İstanbul’da organize ediliyor.


Dün gerçekleşen Mobile Monday’in konukları

Dün Etiler’de Garanti Bankası Genel Müdürlük binasında gerçekleşen Mobile Monday buluşmasında, iki önemli konuşmacı hem kokteylde hem de yaptıkları sunum aracılığıyla davetlilerle bir araya geldi: Foursquare, Mobil İş Geliştirme Direktörü Charles Birnbaum, yeni nesil lokasyon bazlı teknolojide yeni trendleri aktarırken; Fjord, Pazarlama İletişimi Yöneticisi Mark Curtis ise kullanıcı deneyimi tasarımının geleceğini anlattı.

Mobil dünya hakkında öngörüler

Fjord Pazarlama İletişimi Yöneticisi Mark Curtis, The Economist Kasım 2002 sayısı ile söze başlayarak 10 yıl içerisinde geldiğimiz noktaya değindi ve sunumuna aşağıdaki notlarla devam etti:
 

 

"Mobil" yaşamımızı nereye götürüyor?

 

  • “Basit olan zordur” noktasına ilerliyoruz
  • Sensörler, bağlamsal farkındalığı olan deneyimleri mümkün hale getiriyor
  • Dönüştürücü hizmetler ortaya çıkıyor
  • Şu ana kadar benzeri görülmemiş duygusal bağlılık ve güven
  • Günlük yaşamı etkileyen ve bilgilendiren değişimler

Yakın gelecek ve “Şeylerin İnterneti”

Mark Curtis bu noktada “şeylerin interneti”ne işaret ediyor bu sürece girmemizi sağlayacak cihazların zaten “büyük oranda hayata geçirilmiş” (semi-done) olduğunu belirtiyor.

"Şeylerin interneti ile başlayacak olan “yaşayan hizmetler devri”nde (era of living services) kullanıcının kendisi işletim sistemi” olacak."

Ses, vücut dili ve jestler gibi “doğal arayüzler” (natural interfaces) aracılığıyla kontrol sistemi hakim olacak.

Şu anda bilgisayarlar bizi tıpkı "Igoe fınger" olarak görüyor, oysa doğal arayüzler devreye girdiğinde bizi aynen olduğumuz gibi görebilecekler.

 

Igoe finger

Etkileşimin yeni biçimi olarak "doğal arayüzler"i kullanmaya başladığımızda ise bizi bekleyen önemli bir sorun var: “Külltürlerarası jest farkları” (Gesture conflıct between cultures)

 

2. bölümde Charles Birnbaum, Foursquare’ın bir kısmı henüz sınırlı sayıda kullanıcıya açık olan aşağıdaki özelliklerine değindi:

  • “Gerçek sosyal arama” (true social search) sunabiliyor
  • Gelişmiş “öneri” altyapısı ile local olanı ve turisti ayırt edebiliyor. Örneğin İstanbul’da yaşayan birinin Barcelona’nın yerlisi olmadığını biliyor ve Barcelona’ya gittiginde turist olduğu için ona farklı yerler oneriyor.
  • Markalar ve kullanıcılar arasında bire bir etkileşim sağlayabiliyor.
  • Pazarlama açısından Foursquare, “offline dünyaya dair gerçek zamanlı veri avantajı” (benefit from real world data-offline” sunuyor. Örneğin bayileri olan bir firma; günün hangi saatinde, kac kişinin, hangi mağazayı ziyaret etmiş olduğunu, ziyaretçilerin demografik bilgilerini istatistiklerle takip edebiliyor.

Birnbaum, Foursquare’in diğer popüler sosyal platformlar karşısında yarattığı farkı ise kısaca şöyle ortaya koydu:

"facebook %50 mobil , twitter %60 mobil, foursquare ise  %100 mobil bir platform!"