Neden inovasyon konuşacak bu kadar az insan var?

0
442

İşten güçten sıkıldıkça ekonomistlerin aynı benim gibi sıkıldıklarında yazdıkları, bazen ekonomi teorisi ve ekonometrik uygulamalar bile içeren absürd yazılarını okurum. Çoğu muazzam hayal ürünüdür. Örnek verelim. Nobel İktisat Ödülü sahibi Paul Krugman yine böyle tek düzelikten sıkıldığı bir zaman, başka bir gezegenin bulunmasının ardından gezegenler arası ticaretin nasıl düzenlenebileceğine dair pek de kısa olmayan bir makale yazmış (The Theory of Interstellar Trade). Bu makale geçen sene, yazılmasından yaklaşık 30 yıl sonra Economic Inquiry adlı dergide yayınlandı. Bu absürd çalışma Krugman Nobel almasaydı muhtemelen gün yüzüne çıkmadan tozlu raflara hapsolacaktı. Krugman ekonomi yazınına katkıda bulunan araştırmalar yapamasaydı, Nobel kazanmak için tek şansı hayat barındıran başka bir gezegenin keşfiydi.

Geçenlerde yine absürd yazılar arasında gezinirken “Neden bir kız arkadaşım yok” adlı bir yazıyla karşılaştım. Peter Backus, Drake denklemi diye bilinen ve galakside iletişime geçilebilecek gezegenlerin ortalama sayısını tahmin etmeye yarayan bu denklemi, kendi tabiriyle İngiltere’deki aşk piyasasına uygulamış. Bu denklem benim, neden inovasyon konuşacak bu kadar az insan var soruma da cevap verebilir diye düşündüm. Ama ilk önce Drake denklemine bir göz atalım.

1961 yılında Amerikan Ulusal Astronomi Gözlemevi’nden Dr. Frank Drake tarafından ortaya atılına bu denklem aşağıdaki şekilde tanımlanmış. 

G = R*fp*n*fl*fi*fc*L

G: Gezegenler arası iletişim yapılabilecek gezegen sayısı

R: Yaşam oluşumunu destekleyebilecek yıldız (güneş gibi) oluşum hızı

n: Her bir yıldız sisteminde dünya benzeri gezegenlerin ortalama sayısı

fl: Yaşam oluşumunu destekleyen dünya benzeri gezegen oranı

fi: yaşam oluşumunu destekleyen dünya benzeri gezegenlerden akıllı yaşam formları barındırabilecek olanların oranı

fc: yaşam oluşumunu destekleyen, dünya benzeri ve akıllı yaşam formları barındıran gezegenlerden, gezegenler arası iletişim yapabilecek olanların oranı

L: Bahsedilen gezegenlerin ortalama ömürleri

Bu denklem astronomi dünyasında oldukça kabul görmüş bir düşünce ürünü aslında. Yukarıdaki denklemin elemanlarının alacağı değerler üzerine kafa yoran epeyce bir bilim adamı var (http://en.wikipedia.org/wiki/Drake_equation). Dr. Drake bu denklemi kullanarak galakside iletişime açık yaklaşık 10,000 gezegen olacağını tahmin etmiş. Bilim adamları ortalama 300 milyar güneş benzeri yıldız olduğunu tahmin ediyor. Bu durumda gezegenler arası iletişime müsait bir yıldız sistemini (güneş sistemi gibi) bulma olasılığımız yüzde 0.00000003! Küçük bir olasılık ama insanların UFO merakını körükleyecek ve binlerce uzaylı filmi çekmesine yetecek kadar büyük. 

Gelelim bunun inovasyona uygulamasına. Neden inovasyon konuşacak bu kadar az insan var? Yukarıdaki denklemi aşağıdaki şekilde adapte ettim.

I= R*fa*fy*fu*fk*L

I: Inovasyon konusunda tartışabilecek potansiyel insan sayısı

R: Nüfusun büyüme oranı. Elimizdeki problem için durumu basitleştirip Türkiye nüfusunu kullanabiliriz. (73,7 milyon). Kaynak TÜİK.

fa: Ankara’da yaşayanların oranı. Zamanımın çoğunluğu Ankara’da geçiyor. Dolayısıyla inovasyon insanlarını Ankara’da bulmam daha olası. Ankara’nın şehir nüfusunun kabaca 4,6 milyon olduğunu düşünürsek 4,6/73,7 = (0.062). Kaynak TÜİK.

fy: Ankara’da yaşayanlardan yaratıcı olanların oranı. İnovasyon konuşacak insanların yaptıkları işlerde bir nebze yaratıcı olmasını beklerim. Avrupa Sosyal Değerler Araştırması (European Social Survey) 2008 versiyonunda işimize yarayacak iki soru var (i) yaratıcı bir insan olduğunuzu düşünüyor musunuz? (ii) Yeni ve farklı şeyler denemekten ne kadar hoşlanırsınız? Bu iki sorunun ortalamasını aldığımızda Ankara’da (Orta Anadolu) bu oranın yaklaşık (0.09) olduğunu görürüz. Kaynak ESS 2008.

fu: Üniversite mezunlarının oranı. Aslında yaratıcılık herkese mahsustur. Çiftçisi, oto tamircisi, bilim adamı, herkes kendi çapında yaratıcı çözümler geliştirebilir. Gelgelelim iş yaratıcılığı konuşmaya gelince, genelde eğitimli insanlarla daha kolay tartışılabilir olduğunu gördüm (kişisel deneyim diyelim). Bu oran yaklaşık (0.11). Kaynak TÜİK.

fk: Ankara’da yaşayan, üniversite mezunu, inovasyon konuşabileceğim yaratıcı olan insanlardan, kafa dengim olanların oranı. Her insanın yapısı ve karakteri farklı. Bu nedenle herkesle aynı ölçüde anlaşacağım diye bir kural yok. Oturup rahat rahat tartışacağım insanın kafa dengi olmasını isterim. Kafa dengi insan sayısını nasıl hesaplayabilirim diye düşündüm. Biraz kaçamak bir yol buldum. Facebook ve Linkedin listemdeki arkadaş sayılarımı topladım. Sonra kalemi alıp bunlardan kaçıyla oturup bir şey tartıştım ya da ortak bir çalışma yaptım diye düşündüm. İkinci sayıyı, birinci sayıya bölünce yaklaşık bir rakam çıktı: (0.042)

L: Ortalama ömür. Belli bir yaşa kadar bu işlerle pek ilgilenmediğim ve uzun süre yurtdışında kaldığım düşünülürse, bu rakamı bu insanlarla yüzyüze görüşme fırsatım olan zaman dilimi şeklinde almak daha doğru olur: 4+2+1=(7).

Rakamları yerlerine koyduğumuzda Ankara’da inovasyon konuşabileceğim yaklaşık 13,300 insan varmış. Ankara’nın nüfusunun 4,6 milyon olduğunu düşünürsek, Ankara’da inovasyon konuşabileceğim birine rastgele denk gelme olasılığım yüzde 0.0028. Tabi bu insanların beni kafa dengi bulacağı ve mesafenin bu olasılığı düşürmediği varsayımı altında hesaplanmış bir rakam. Bunları da hesaba katarsak (karşılaştığım insanların beni kafa dengi bulma olasılığını yine 0.042 alalım ve arasında 50 metre olan iki insanın haftada bir karşılaşma olasılığının 0.02 olduğunu (aradaki mesafe 2 metre ise bu olasılık 0.98) varsayarsak bu sayı 118’e, oranda yüzde 0.0000024’e kadar düşüyor. Yani ODTU-TEKPOL’de çalışmıyor olsam durumum vahimmiş.