“Kullanıcı beklentileri arttıkça oyun grafikleri iyileşiyor”

0
2072

Türkiye’de bireysel olarak oyun alanına yoğunlaşıp Racing in City oyunu ile adını duyuran Hammurabi Games’in kurucuları Hasan Demircioğlu ve Murat Menevşe ile hem geliştirme süreçleri hakkında hem de sektör hakkında sohbet etme fırsatı bulduk. 

img_2260
Hammurabi Games Kurucuları Murat Menevşe (sol) ve Hasan Demircioğlu

Mobil cihazların dünya üzerinde yaygınlaşması mobil uygulama sektörünün tüm dünya için önemli ve öncelik verilen bir sektör olmasını sağladı. Son yıllarda ise akıllı telefonların teknik özelliklerindeki artışa bağlı olarak da insanların oyun oynama alışkanlıkları mobil cihazlara doğru eğilim gösterdi ve mobil oyunlar pazar içerisinde büyük bir pay almaya başladı. Bu gelişen sektörde büyük firmaların yanında, küçük ve orta ölçekli birçok firma ve bireysel geliştiriciler de sektörün hızına hız kattılar. Hammurabi Games’in kurucuları Hasan Demircioğlu ve Murat Menevşe ile hem geliştirme süreçleri hakkında hem de sektör hakkında konuştuk.

Android ve iOS cihazlar için geliştirdiğiniz Racing in City ile oldukça güzel bir başarı yakaladınız. Bu başarının arkasındaki hikaye nedir? Beraber bu alanda çalışmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?

Hasan: 2015 yılında Osmanbey’de yaşadığımız dönemde evlerimiz yanyanaydı ve biz de akşamları işten sonra birimizin evinde buluşup geç saatlere kadar çalışarak oyun geliştirmeye başladık. Bazen akşamlardan bazen de hafta sonlarından feragat etmek zorunda kaldık, bir süre sonra neler yapabileceğimizi fark edince işleri bırakıp sadece oyun geliştirmeye yoğunlaşmaya karar verdik.

8
Racing in City

Murat: Tabi dostluğumuz komşuluktan çok daha eskiye dayanıyor, üniversite zamanından beri birbirimizi tanıyoruz, okulda birçok projede beraber çalıştık. Aynı zamanda İngiltere’nin Brighton şehrine master yapmaya gittik. Hasan girişimcilik üzerine bense proje yönetimi üzerine master yaptım. Anlayacağınız 7-8 yılını beraber dolu dolu geçirdiğimiz bir dostluğumuz var.

“Racing in City” oyununuzdan bahseder misiniz? Kaç kullanıcıya ulaştınız? Aktif kullanıcı sayınız nedir?

Hasan: Racing in City trafik içerisinde kaza yapana kadar araba sürme oyunudur. Oyunumuzun rekabet üstünlüğü sadece içten sürüş olup, rakiplerinden daha gerçekçi olmasıdır.  Android ve IOS cihazlarda 1 milyon kullanıcıyı geçtik. Günlük 35 bin aktif kullanıcımız var. Türkiye App Store’da çıktığı ilk haftadan itibaren yarış oyunlarında ilk 10’dan geriye düşmedi. Sadece Türkiye değil, Brezilya, Almanya, Fransa gibi Avrupa ülkerinin App Store’larında yer almaya devam ediyoruz. Android tarafında ise özellikle Hindistan, Endonezya, Brezilya ve İtalya’dan daha çok kullanıcı çekiyoruz.

Kaç kişilik bir ekibiniz var? Ekibi daha da büyütmeyi düşünüyor musunuz?

Murat: Şu an iki kişiyiz ama geliştirdiğimiz oyunun büyüklüğüne göre dışardan proje bazlı olmak üzere farklı arkadaşlarla çalışıyoruz. Bu da biraz yorucu oluyor, çoğu zaman da gün içinde hem yazılım, hem görsel tasarım, hem pazarlama hem de sosyal medya olmak üzere farklı konularda çalışmamız gerekiyor. İlerleyen süreçte ekibimizi genişletmeyi düşünüyoruz. Başlangıç olarak grafik tasarım alanında bize katkı sağlayacak bir ekip arkadaşı ile daha sonrasında da yazılım ve 3D tasarım alanlarıyla ilgili arkadaşlar ile daha da büyümeyi düşünüyoruz.

Hammurabi Games’ten bundan sonra ne gibi oyunlar beklemeliyiz?

7

Hasan: Yarış oyunları hem bizim hem de kullanıcılarımızın ilk aklında olan oyun kategorisi diye düşünüyoruz. Bu yüzden yarış oyunları geliştirmeye devam edeceğiz. Bunun yanında 2 boyutlu bazı bulmaca ve beceri oyunları da var aklımızda. Bunları da vakit buldukça tamamlayarak oyunlarımıza çeşitlilik kazandırmayı da hedefliyoruz ama araba yarışları bizim için daha öncelikli şu aşamada.

Türkiye’de oyun ve mobil oyun sektörlerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Hasan: Çok olumlu gelişmeler var diyebiliriz. 10 yıl öncesinde hiç ağırlık verilmeyen ve neredeyse yok denecek bir pazar payına sahipti. Yani Türkiye 50 milyon dolarlık oyun gelirine sahipken 2015 yılına gelindiğinde ise Türkiye pazarda 464 milyon dolarlık geliriyle 17’inci sıraya yerleşti. Henüz daha katedilmesi gereken çok yol var ama olumlu haberlerin geliyor olması da sevindirici. Bizim de duyduğumuz ve internetten takip ettiğimiz dernekler var. Bunlara ilaveten devlet teşvikleri, üniversitelerdeki oyun bölümlerinin yaygınlaştırılması diğer sevindirici haberler. Bu gibi gelişmelerin sayısı arttıkça Türkiye sektörde daha da güçlenecek çok daha önemli bir yere gelecektir.

Murat: 2D casual oyunları bir yana bırakırsak, mobil oyunların geneline baktığınızda çok derinliği olmayan oyunlar olduğunu görüyorsunuz. Yani grafik ve içerik olarak çok da gelişmemiş oyunlar, sektöre yeni giren bireysel veya küçük ölçekli geliştiriciler için bir şans kapısı oluşturdular. Ama bugün gelinen noktada mobil cihazlardaki gelişmelere paralel olarak kullanıcıların beklentileri de gerek grafik gerek içerik anlamında artıyor. Bu durum da tekrardan büyük ölçekli firmaların pastada daha da pay sahibi olduğu bir dönemi beraberinde getirecektir. Bu nedenle Türkiye’deki oyun sektörünün gelişiminin orta ölçekli firmaların büyümelerine ve isim yapan yüksek kalite oyun üretebilmelerine bağlı olduğunu düşünüyorum.