Şehirler akıllanıyor, hayat dijitalleşiyor

0
2223

HHB Expo Şirketler Direktörü Ebru İldan Sevin, 19-20-21 Nisan tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde ziyaretçilerine kapılarını açacak olan “5. Uluslararası Akılı Şebekeler ve Şehirler Kongre ve Fuarı” (ICSG İstanbul 2017) hakkında konuştu. Sevin; 300 firmanın katılacağı, bakanlıkların ve ilgili kurumların desteğiyle hayata geçirilen ICSG İstanbul 2017’ye yurt dışı katılımının önceki yıllara oranla daha fazla olacağını söyledi. Akıllı şehir uygulamaları hangi alanlarda karşımıza çıkacak?

Ebru İldan Sevin

Şehir sakinlerinin akıllı şehirlerden çözüm beklediği en önemli sorunların başında ulaşım, trafik ve otopark konusu geliyor. Ancak akıllı şehir uygulamaları hayata geçirilirken münferit teknolojik çözümlerden ziyade bütünsel bir bakış açısı gerektiriyor. Konutta, sağlıkta, enerjide, sanayiide ve hayatımızı etkileyen daha birçok alanda bu uygulamalar çoğalarak karşımıza çıkacak. Dünyada birçok şehir 10 yıl içinde akıllı araçların kullanımına hazırlanıyor. 2020 yılında 152 milyon otomobil, 100 milyon sokak lambası internete bağlanıp akıllanacak. Biliyorsunuz Google sürücüsüz araç denemelerine başladı. Yakın bir gelecekte sürücüsüz araçlarla akıllı şehirlerde dolaşmaya başlayacağız.

Geleceğin akıllı şehirlerinde günlük yaşamda ne gibi kolaylıklarla karşılaşacağız?

Geleceğin şehirleri belki şu aşamada bilim kurgu eserlerinde anlatıldığı gibi uçan otomobillerden, insanları hızlıca belirli noktalara aktaran tüplerden oluşmayacak ama en az onun kadar etkili değişimler söz konusu. İlk olarak evimizden başlayacak olursak akıllı telefonumuzun alarmıyla harekete geçen kahve ya da çay makinemiz sabah kaçta istiyorsak kendiliğinden hazırlamış olacak. Yine telefonumuzdaki aplikasyon ile çağırdığımız sürücüsüz aracımız bizi evimizden alarak iş yerimize bırakacak. Her yerde karşımıza çıkan motor kuryelerin yerini drone’lar alacak. Ellinci katta oturduğunuz daireye verdiğiniz yemek siparişi beş dakika içinde uçan bir robot tarafından “camınıza” bırakılacak. Biliyorsunuz halen insan yoğunluğu olan bir yere gittiğimizde sokak aralarında ve caddelerde park yeri arıyoruz. Geleceğin akıllı şehirlerinde yollara ve kaldırımlardaki direklere yerleştirilen sensörler aracılığı ile nerde park müsaitliği var ise onun bilgisi internete bağlı aracımıza ulaşacak. Biz de böylelikle hem zamandan kazanmış hem de daha az yakıt tüketerek ekonomiye ve çevreye katkı sağlamış olacağız.

Hâlihazırda kullandığımız uygulamalar neler?

Belediyelerin %74’ünde farklı birimlerden personelin katılımıyla akıllı şehir ekipleri bulunuyor. Şu ana kadar hayata geçirilip de başarılı olarak değerlendirilen akıllı şehir uygulamaları arasında anlık hava durumu ve buna bağlı olarak yollardaki kayganlık ve kuruluk bilgisini sunan dijital tabelalar, akıllı durak, akıllı otobüs, akıllı trafik ışıkları ve sinyalizasyon, akıllı kavşaklar gibi ulaşımı doğrudan ilgilendiren uygulamalar ön plana çıkıyor. Bir diğer uygulama da herkes kullanmıyor ama dışardayken cep telefonumuzdaki ve tabletimizdeki uygulama ile evimize gitmeden önce kombimizi, klimamızı uzaktan çalıştırıp kapatabiliyoruz. Zaten hali hazırda inşa edilen akıllı binalarda her konuta tablet bırakılıyor. O tabletlerden evle ilgili herşeyi kontrol edebiliyoruz, internete bağlanarak kapısını kilitlemeyi unuttuysak kilitleyebiliyor, ışıkları açıp kapatabiliyoruz.   

Dijitalleşmenin sağladığı imkânlar ile enerjide verimlilik ve tasarruf nasıl sağlanacak?

Bugün dünyada kullanılan enerjinin yüzde 16’sı konutlarda, yüzde 49’u endüstride, yüzde 8’i ticari binalarda, yüzde 27’si ise ulaşımda kullanılıyor. Sadece Türkiye’de enerji tüketimini yüzde 20 azaltmanın karşılığı 60 milyar dolar. Akıllı Şebeke sistemiyle tüketilmeyen her megawattsaat güç için karbon emisyonu azalıyor ve üretilmeyen her megawattsaat için de atmosfere 1 ton daha az karbon salınıyor. Akıllı Şebeke sistemi tüketicilere daha çok bilgi ve enformasyon sağlıyor. Enerji üretimi ve tüketimi bu sayede data merkezlerinden yönetilecek. Ulaştırma, sağlık ve trafik sinyalizasyonu gibi konularda uzaktan kontrol sağlanacak. Böylece elektrik enerjisinin daha üst seviyede güvenli ve güvenilir olarak tüketilmesi mümkün olacak.

Türkiye’de neden Karaman, Gaziantep ve Konya pilot bölge olarak seçildi? Bu kentlerde uygulanan akıllı şehir uygulamaları nelerdir?

Türkiye’nin 2023 hedeflerinde en az 3 kentin akıllı şehir olması bulunuyor. Tabi belirlenen kentlerin akıllı şehirlere dönüşebilmesi için altyapılarına yatırım bütçesi ayırmak gerekiyor. Sadece Gaziantep’in akıllı şehire dönüştürülmesi sürecinde 3 milyon TL bütçe ayrıldı. Karaman, Konya ve Gaziantep’in İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerden önce tercih edilmesinin nedenlerinin başında gelişim düzeyleri geliyor. Gelişmekte olan, yüzölçümü olarak daha küçük ve nüfusu daha az olan kentlerde bu uygulamaların altyapısını hayata geçirmek, uygulamaları test edip varsa problemleri ortadan kaldırmak daha basit oluyor. Pilot olarak seçilen bu kentlerde akıllı durak, otobüs ve tramvaylarda ücretsiz wi-fi, fiber internet altyapısı, akıllı otopark – kavşak – aydınlatma – sulama – atık toplama gibi birçok uygulama hayata geçirildi.

Akıllı Şehir uygulamaları sağlık alanında zaman zaman sorunlar yaşayan Türkiye’ye ne gibi katkılar sağlayacak? Türkiye’de akıllı olarak inşa edilen hastane örneği var mı?

Öncelikle hastaneler kendi enerjisini üretir hale gelecek. Çünkü ameliyatta olan hastaların operasyonlarını sekteye uğratan elektrik kesintilerini geçmiş dönemlerde yaşadık maalesef. Akıllı şehirlerde sağlık alanına yönelik olarak kronik hastaların tansiyon, nabız, şeker gibi hayati değerleri merkezden anlık olarak takip edilerek gerektiği durumlarda müdahale edilebilmesini sağlayan uygulamalar yaygın hale gelecek. Acil durumlarda tek düğmeye basılarak ambulans çağrılabilecek. Sokaklarda, caddelerde bulunan güvenlik kameraları yoldan geçen insanların yüz ifadesindeki ve vücut ısısındaki değerlerin değişimini algılayarak olası bir acil durum için sağlık kurumlarını otomatik olarak harekete geçirebilecek. Buradaki hedef kalp krizi gibi acil bir durumda şehrin ritmini bozmadan gerekli müdahaleyi gerçekleştirmek. Van’da Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Kardiyovasküler Cerrahı (KVC), Antalya’da ise Kepez Devlet Hastanesi tamamı teknolojik sistemlerle akıllı hastane olarak hizmete alındı. Akıllı hastanelerimiz kendi elektrik enerjisini doğalgazlı jenerasyon sistemi ile yüzde 30 daha ekonomik üretirken, yaz ve kış koşullarına göre iklimlendirme sistemleri ve sağlığa uygun klima santralleri ile sürekli taze hava akışı sağlıyorlar. Ayrıca bu hastaneler olası bir deprem durumunda sağlık hizmetlerinin aksamaması hedef alınarak da tasarlandı.

Kentsel dönüşüm ve akıllı şehirler ilişkisi hakkında neler söylersiniz?

Çağdaş kent yaşamı deyince artık teknoloji ile yönetilen, iş süreçlerinin dijitalleştiği, vatandaşıyla her an her noktadan temas halinde olan akıllı ve yeni nesil yönetimleri anlıyoruz. Gelecek odaklı yeni akıllı şehirler oluşturmak için teknolojinin tüm olanaklarından yararlanmak gerekiyor. Mobil teknolojilerden sensör teknolojilerine, fiber internet alyapısından akıllı enerji ağlarına, akıllı ulaşımdan büyük veri ve veri analitiğine, şehir güvenliğinden sağlık temizlik ve çevre düzenlemesine kadar hemen her alanda akıllı teknolojilerin sihirli dokunuşuna ihtiyaç var. İstanbul’da başta Fikirtepe olmak üzere birçok semtte kentsel dönüşüm çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor. Akıllı şehir uygulamalarının bir şehrin tamamına yayılabilmesi için kentsel dönüşüm önemli bir fırsat.