Sosyal medya vasiyeti nasıl hazırlanır?

0
626
67 ve 70 yaşlarında olan annem ve babam sosyal medya kullanıcısı değiller. Ama çocuklarının Facebook’ta paylaştıkları fotoğrafları görmek hoşlarına gidiyor. Twitter’ı ise bir nevi “haber ajansı” olarak görüyorlar. Onların geleceğe dair kaygıları ve vasiyetleri tamamen çocuklarının ve torunlarının rahat ve mutlu yaşamasına, aile yadigarlarının doğru ellerde olmasına odaklanıyor. Oysa benim için durum farklı. Ben, bütün bunların yanında sosyal medya hesaplarımı da düşünmeliyim. Daha doğrusu, The Atlantic’te bir makale okuduktan sonra bunu düşünmem gerektiğini fark ettim. 
 
Sahi, ben öldükten sonra hesaplarım ne olacak? Facebook’tan Instagram’a, LinkedIn’den Twitter’a, Pinterest’e kadar pek çok sosyal medya ortamında kayıtlıyım; kimilerinde de epeyce aktif sayılırım. Bu hesapları oğluma miras olarak bırakmalı mıyım? Bir anı gibi kalmalı mı bütün yazdıklarım? Ya da ben öldükten sonra bunlar anlamlı olacak mı? 
 
Konu kasvetli gibi görünse de aslında aynı derecede ilginç… Seçeneklerin neler olduğuna bir bakalım. Öldüğüm zaman bütün sosyal medya hesaplarımın kaldırılmasını isteyebilirim. Bu durumda yapmam gereken şey, şifrelerimi güvendiğim birine vermek ve zamanı geldiğinde hesapları derhal silmesini istemek. 
 
Bu kadar acele etmek yerine, durumu açıklayan kısa bir veda mesajıyla bir hafta kadar hesapları sürdürüp sonrasında silmek de mümkün. Hatta istersem “bir şaka gibi”, veda mesajını kendim hazırlayıp ilgili kişiye emanet edebilirim. O da zamanı gelince mesajı sayfama yazar. Hoş olmaz mı? Burada önemli olan, şifreleri kime ve ne şekilde vereceğimi iyi seçmek. Bunları eski usul, yazılı olarak verebilirim elbette. Bir başka alternatif ise LastPass gibi bir hizmetten yararlanmak. Böylece sadece LastPass’e giriş şifremi vermem yeterli olacaktır. 
 
Şimdilik sadece Facebook için geçerli olan bir başka alternatif ise “hesabımı anıtlaştırmak”. Kişi öldükten sonra, yakınları Facebook’a başvurarak hesabın anıtlaştırılmasını, daha doğrusu bir anı olarak saklanmasını talep edebiliyor. Facebook gelen talebi uygun görürse hesap bu şekilde düzenleniyor. Böylece ölen kişinin içerikleri olduğu gibi korunuyor, dostları merhumun duvarına mesajlar gönderebiliyor ama “filancayı tanıyor olabilirsin” gibi öneriler, doğum günü hatırlatmaları ve benzeri içeriklere yer verilmiyor. Aslında bir nevi anı duvarı diyebiliriz buraya. Hoş bir düşünce ama sanırım pek bana göre değil. 
 
Belki de bu konudaki kararımız kendimize ve sosyal medyaya bakışımızı yansıtıyor. Açıkçası kendi yazdığım bir mesajla dostlara veda edip bir süre sonra da silinip gitmek bana iyi bir fikir gibi geliyor. Anıtlaşmak istediğimi sanmıyorum. Ama dedim ya, bu tamamen kişisel bir karar. Ve nasıl ki paramızı, eşyalarımızı, varsa mülkümüzü vasiyetimize dahil ediyoruz, sosyal medyayı da düşünmenin zamanı geldi gibi görünüyor.