Türk eğitimciler kendilerini teknoloji alanında yeterli görüyor

0
1616

Öğretmenlerin ve öğrencilerin teknolojiyi kullanma becerilerini geliştirmek için çalışan Microsoft tarafından YouGov işbirliği ile yapılan Microsoft Dijital Dönüşüm Anketi, Türkiye’deki eğitimcilerin teknoloji alanında kendilerini yeterli gördüklerini ortaya çıkardı. Ankete göre eğitimciler bu yeterliliklerini sadece belirli derslerde kullanıyor. 

Microsoft ve YouGov işbirliği ile 2016 yılının sonbahar aylarında gerçekleştirilen Microsoft Dijital Dönüşüm Anketi, eğitimcilerin tutumlarını, sınıflarda teknolojinin kullanımı ile ilgili görüşlerini, sınıflardaki dijital dönüşümün öğrencilerin sınıftaki başarısını nasıl belirlediğini değerlendirdi.

Microsoft tarafından pazar araştırması şirketi YouGov’a yaptırılan anket, 25-26 Nisan tarihleri arasında Abu Dabi’de gerçekleşen ve bölge genelinde 1600’ü aşkın eğitimcinin bir araya geldiği, her yıl düzenlenen BETT Orta Doğu 2017 (British Education and Training Technology – İngiliz Eğitim ve Öğretim Teknolojisi) etkinliğinde paylaşıldı.

Türkiye’den yaklaşık 100 eğitimcinin katıldığı ankete göre eğitimciler, kendileri teknolojik olarak çok yetkin görüyor. Ancak bunu yalnızca belirli dersler için kullanıyor. Eğitimciler, kamu-özel şirket ortaklıklarının dönüşüme liderlik etmesi gerektiğine inanıyor. Eğitimcilerin büyük çoğunluğu öğrencilerin gelişmelerini takip etmeye yardımcı olan uygulamalara ilgi duyuyor.

Ankete katılan Türkiye’deki eğitimciler teknik açıdan kendilerini son derece yetenekli görüyor. Kamu-özel şirket ortaklıklarının eğitimdeki dönüşüme liderlik etmesi gerektiğine inanıyorlar ve büyük çoğunluğu öğrencilerin gelişmelerini takip etmeye yardımcı olan uygulamalara ilgi duyuyorlar. Sonuçlara göre eğitimcilerin yüzde 88’i, okul liderlerinin sınıf deneyiminin geliştirilmesi için teknolojiyi nasıl kullanacakları konusunda net bir vizyona sahip olduklarına inandığını belirtti. Eğitimcilerin yüzde 54’ü ise, kendi kurumunda teknolojinin kullanıldığını bildirdi; yüzde 79’luk bir çoğunluk, veri analitiği ve görselleştirme işleminin öğrenciler tarafından zorunlu bir anahtar yetenek olduğunu ve bunun ardından hesaplamalı düşünce (yüzde 64) geldiğini belirtti. Konuyu, teknoloji eksikliğinin öğrencileri etkilediği yönünde ele alırsak, eğitimcilerin yüzde 47’si, dijital okur yazarlık eksikliği olan öğrencilerin kariyer seçeneklerinin sınırlı olacağına inanıyor. Belki de bu gerçekliğin bir sonucu olarak, Türkiye’deki akademik merkezlerin yüzde 42’si müfredatlarına ve tam da öğrencilerin öğrenme süreçlerine BİT eklemiştir.

Bununla birlikte, ankete katılan eğitimcilerin yüzde 62’si, teknolojinin (bilgisayarlar, yazılımlar, çevrimiçi kaynaklar) öğretme biçimine entegrasyonunu anlamak ve uygulamak için uygun bir eğitimden yoksundu. Araştırma, öğretme ve öğrenme deneyimlerini başarılı bir şekilde dönüştürmek için gereken en büyük etkenin eğitimci becerileri (özellikle de mevcut kaynakları ve araçları en iyi şekilde nasıl kullanacağını bilmek) olduğunu ortaya koydu.