Yapay zekâya vefayı kim kodlayacak? – Temel Karataş yazdı

0
3133

TEMEL KARATAŞ

Eğer Mars’da bir hayat olacaksa bize değil, bizim yarattığımız yeni türe, yani yapay zekâya olacak. Mars’ta biz yaşamayız, bu net. Ama onlar yaşayabilirler. Umut bu ya, belki bir gün atalarını da hatırlayıp bize uygun koşulları oluşturup yanlarına alırlar… 

Takip etmişsinizdir. Bu yılın teknoloji alanında öne çıkan konusu yapay zekâydı. İlk anda akla insana benzeyen, bir cüsseye sahip robotları akla getirse de aslında yapay zekâ bunun ötesinde. Daha 20 yıl öncesine kadar bilim kurgu dizilerinde izlediğimiz bir mevzuydu yapay zekâ. Kara Şimşek’i hatırlayanlar, onun Kit adlı bir yapay zekâ ünitesine sahip olduğunu bileceklerdir. Şimdilerde Apple’ın konuşan asistanı Siri de yapay zekâ, Microsoft ya da Google’ın kullandığı bazı özellikler de. Epey geniş bir alan.

Bilim adamları bu yüzyıl bitmeden yapay zekanın insan zekası düzeyine ulaşacağını söylüyor. Hatta şimdiden birbirine öğreten, birbirinden öğrenen robotlardan söz ediliyor. Bu zekânın yatay ve dikey yayılımı demek. Yani yapay zekâyı artık yalnızca insan değil, insanın geliştirdikleri geliştiriyor. Bunlar insanlık adına heyecan verici. Ama aslında bu ne kadar ilgilendiriyor insanlığı? Yani bunun hani şu bildiğimiz insanlıkla ilgisi ne?

Robotuna aşık kadın işini biliyor

robotunaasik

Ne demek mi istiyorum? Tüm bunlar insanı aşan bir varlığa işaret ediyor. Yani bir tür evrim. Belki de, bazı bilim kurgu filmlerinde olduğu gibi kendi sonumuzu kendi elimizle hazırlıyoruz. Çok mu fantastik? Biraz düşününce aslında gerçeğin bu olduğunu görebiliriz.

İnsan ne biçimsel ne de zihinsel anlamda bugünkü halini kolayca almadı. Çağlara, yüzyıllara, binyıllara yayılan bir evrim bu. Ancak görünen o ki yeni bir evrime doğru gidiyoruz. Ve teknoloji çağının bu tür değişimleri çok çok hızlandırdığını biliyoruz. Günlerce süren bir işi saniyede yapabilen bir teknoloji elbette bu süreci de milyon kez hızlandıracak. Bir süre sonra insan denen canlı, artık ilkel bir tür olarak robotlara hizmet edecek. Robotuna aşık olanlar geleceği görüyor belki de!

Mars’a kim gidecek?

Ha, bir de asparagaslarıyla gündemden düşmeyen Mars konusu var. Koloniler kuruyoruz, keşifler yapıyoruz, kaşık buluyoruz, Mars’a hükmediyoruz! Tabii bunların hepsi sözde! Bence neden sözde olduğunu şuradan okuyabilirsiniz. Mars’a gitmek safsata diyorum ya özetle bu yazıda… Buradan bir şerh düşeyim: Mars’a biz değil, klonlarımız ya da yapay zekâ gidecek! Eğer Mars’da bir hayat olacaksa bize değil, bizim yarattığımız yeni türe, yani yapay zekâya olacak. Mars’ta biz yaşamayız, bu net. Ama onlar yaşayabilirler. Umut bu ya, belki bir gün atalarını da hatırlayıp bize uygun koşulları oluşturup yanlarına alırlar… Bunun olabilmesi için yapay zekâya vefa duygusu aşılamak şart! Tabii atalarında bu duygu kaldıysa…